Mustafa Urgen

yalan

Mayıs 1, 2008 · Kategori: Sinem

YALAN

 

Hadi gidiyorsun

Yürekten kan gidiyor, sen gidiyorsun

Herşey gidiyor

Gökte bulut, dağda kar, düzde kervan gidiyor

Solgun bir gül oluyor insan

Bir demet kar çiçeği ölüyor, sen gidiyorsun

Ne ucuz yaşıyorsun, ne kolay

Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun

Bakma öyle

Ben kanıyorum sen üşüyorsun

 

Kolay değil bir yalan bu

Yaralayan kanayan koca bir yalan

Yalan işte

Sevdiğim yalan

Şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu

Ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi

Yumuşak, sıcak bir yalan

 

Islak gözlerimle geçiyorum

Yaralı bir ceylanın kalbinden

Ceplerimde kül var

Bir yangından arta kalan

 

Sorduğum adreslerde kimse oturmuyor

Ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman

Herşey bir yalan gibi yandığı zaman

Yalnız olduğunu anlıyor insan

Anladım ve geçtim

Yaralı bir ceylanın kalbinden

 

Aynamı kırdım, fotoğraflarımı yaktım

Nasıl da acımasızdım tafralarıma karşı

Nasıl da umarsız

 

Su gördüm düşümde

Karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu

Ceplerimde kül vardı ve yanıyordu

Sonra sabah oluyor

Ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu

 

Hayır, diyordu bir dağ köylüsü

Hiç bir şey için geç değil

Ve geç değil

Birşey için hiçbirşey

Birşey vardı öyleyse, birşey

Beni çeken

Gecenin dağdasından uzağa

Kocaman çayırlara çeken birşey

Gümrah ırmaklara

Sonra sıcağa sonra acıya

Sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan

birşey

 

Tutsana beni bırakmasana

Olsun, yaralasana

Olsun, ağrısa da

Yalan da olsa kalsana

 

Dağ köylüsü aşkın olduğu yerde ben varım

Sen olmasan da ben varım

Yağmur yağar, saçlarım filizlenir

Bir yıldız düşer omuzlarıma

Islık çalar, ıslanır, şarkılarımı söyler geçerim kapımdan

Camların buğusundan ve yağmurun kokusundan

 

Tanırlar beni

En iyi yalanlarını alırım onların

Adresler sorarım kimseler oturmaz orada

Ve kimseler olamaz ben sordukça

 

Dağ köylüsü

Şimdi gidersen

Şimdi git

Kalırsan şimdi

 

ibrahim sadri

Yorum ( yok ) Yorum yaz!

kuantum sıçraması

Mayıs 1, 2008 · Kategori: Sinem

Kuantum Sıçraması  

Albert Einstein'ın görecelilik teorisi, ışığın hızını evrensel hızı sınırı olarak belirledi ve mesafe ve zamanın mutlak olmadığını, kişinin hareketi ile etkilendiğini gösterdi. 

Hareket halindeki bir saat her zaman hareketsiz bir saatten daha yavaş çalışır görünür, çünkü zaman bir cismin hareket ettiği hız ile ilişkilidir. Teoride bu gerçek zaman yolculuğunu mümkün kılıyor – en azından eğer çok hızlı bir uzay gemisine sahipseniz.  

Şunu düşünün: Eğer bir astronot ışık hızının hemen altındaki bir hızda altı ay boyunca uzayda seyahat ederse ve Dünya’ya geri dönmesi de altı ay sürerse, gelecekteki dünyaya ayak basacaktır.  

Astronotun ışık hızına ne kadar yakın yolculuk yaptığına bağlı olarak astronotun saatinde bir yıl geçerken, Dünyada on binlerce yıl geçmiş olabilir. 

Columbia Üniversitesi fizik profesörü ve ‘Kozmosun Dokusu: Uzay, Zaman ve Realitenin Niteliği’ kitabının yazarı Brian Grene, “Sonuç şu ki, fizik yasaları zaman yolculuğuna izin veriyor” dedi.  

Ama Einstein’ın tasarladığı şekliyle uzay ve zaman yasaları kuantum teorisinin garip kuralları ile revize edilebilir. Kuantum teorisi evreni dolduran mikroskobik rastgele olmayı tanımlar.  

Evrenin süreksiz olduğu atomaltı ölçekte, fizikçiler yerçekiminin nasıl davrandığını bilmiyorlar.  

Princeton Üniversitesi’nden astrofizikçi Richard Gott “Kuralları değiştirebilecek bazı yeni fizik yasaları keşfedebiliriz” dedi.

 

Kurt Yenikleri Zaman Yolculuğu İçin Tüneller midir?

Bilim kurgu fanatiklerinin bildiği gibi, kurt yenikleri (solucan deliği) [uzay ve zamanda teorik kestirme yollar] zaman yolculuğu portalları için mükemmeldir.  

İnsanları geçmişe aktaran en son film 1952 Ray Bradbury romanından uyarlanan bu yazın filmi ‘A Sound Of Thunder’ dir. Bu filmde, bir grup avcı dinozor çağına geri gitmek için bir zaman makinesi yapar, zaman makinesi bir çeşit kurt yeniğine benzer. Orada, olaylar ters gider. Bir avcı bir kelebeği öldürdüğü zaman, bu tarihin gidişatını tamamen değiştirir.  

Film eleştirmenler tarafından olumsuz eleştiriler aldı ve hemen sinema salonlarından çekildi. Ama sorular ortaya çıktı – zaman ve zamanda yolculuk olasılıklarının gizemi fizikte en zorlu konular arasındadır, gittikçe artan sayıda bilim adamı bu konu ile ilgilenmektedir. Bilim adamları gerçekten zamanda yolculuk yapmanın yolunu aramıyor. Ama bazıları bunun nasıl yapılabileceğini teorize etmenin – belki uzayda bir kurt yeniği kullanarak – bunu anlamalarına ve hatta fizik yasalarını revize etmelerine yardımcı olacağına inanıyor.  

Portekiz Lizbon Üniversitesi’nden astrofizikçi Franscisco Lobo, “Bir ucundan diğer ucuna geçilebilir kurt yenikleri genel göreceliliğin sınırlamalarını araştırmakta gedanken deneyler için çok yararlıdır” (gedanken terimi, teorik olarak mantıklı ama gerçekleştirilmesi pratik olmayan deneyleri tanımlar) dedi.

Sıçrama 

Görecelilik teorisi geçmişe yolculuğa izin vermez. Ama kurt yenikleri olarak bilinen Einstein – Rosen köprüleri kullanılarak bu tür yolculuklara erişmek mümkün olabilir.  

Uzay ve zamandaki teorik kestirme yollar uzaydaki iki uzak mesafeyi birbirine bağlar, bir elmanın içindeki kurt yeniği tünelindeki gibi.  

Pasadena’daki Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde yerçekimi teoristi olan Kip Thorne 1988’de bu tünellerin Casimir enerjisi olarak bilinen ekzotik bir madde formu ile açık tutulabileceğini gösterdi.  

Laboratuarda ölçülen bu enerji bir çeşit kuantum vakumudur. Sıfırdan daha az ağırlığa sahip olan Casimir enerjisi kurt yeniği duvarlarını ayrı tutarak anti –yerçekimi etkisine sahip olurdu. 

Lobo “Genel göreceliliğin negatif enerji yoğunluklarının varlığını yasakladığı varsayımında bulunulmuştur, ancak kuantum mekanikleri vakumun her zaman fısır enerji yoğunluğuna sahip olmayabileceğini gösterir” dedi. 

Princeton’daki bilim adamı Gott kurt yeniği etkilerini aynalı bahçe topu şeklinde tasarlar. Ancak, kurt yeniğinden bakınca, kişi aynı bahçenin yansımasını görmez, bunun yerine diyelim ki güneş sistemimize en yakın yıldız olan Alpha Centauri’deki bir bahçeyi görür.  

“Kurt yeniğinin içinden sıçrayabilir ve Alpha Centauri’de ortaya çıkabilirsiniz ve bu iki çok uzak yerleri birleştiren çok dar bir tünelden geçmiş olursunuz” dedi Gott. “Kurt yeniğinin kestirme yolu Alpha Centauri’ye bir ışık demeti fırlatmanıza izin verir” 

Eğer kurt yeniğinin bir ucu ışık hızına yakın bir hızda yolculuk yapan bir uzay gemisinin yerçekimi etkisi kullanılarak hareket ettirilirse, o uçtaki bir saat kurt yeniğinin diğer ucundaki saate göre daha yavaş çalışır. Bu, kurt yeniğini iki farklı zaman - geçmiş ve gelecek – arasında bir portala dönüştürebilir.  

Gott “Bu kurt yeniklerinin mutfağınıza koyabileceğiniz bir şey olmadığını belirtmeliyim. Kurt yeniğinin her bir giriş yeri 100 milyon güneş kütlesindedir.” dedi. “Bu galaktik – öçekli mühendislik projesidir.”

 

Fantom Enerjisi 

“Ancak kurt yeniklerini inşa etmek ve desteklemek için gereken materyal, evrenin hızlanmış bir genişlemede olduğu keşfinden bir destek aldı” diyor Lobo.

Bu kozmik genişlemenin muhtemel itici gücü “fantom enerjisidir”, evrenin yüzde 70’ini oluşturabilen kuramsal madde.  

Lobo “Fantom enerjisi uzayı itiyor olabilir ve o kadar anti- yerçekimseldir ki en sonunda her şeyi parçalara böler, her şeyi sona erdirir. Ancak, o zamandan önce, kurt yenikleri açmayı desteklemek için kullanılabilir” diye teorize ediyor. 

“Daha spekülatif bir senaryoda, içinden geçilebilir bir kurt yeniği inşa etmek ve bunu devam ettirmek için gereken fantom enerjisi için kozmik akışkanı kazıp çıkaran feci derecede ileri bir uygarlık hayal edilebilir” dedi.

 

Zaman Yolculuğu Nasıl İşler

Thorne zaman yolculuğu portalı için kullanılabilecek evrende var olan başka türde tünele benzer bir yapı olabileceğine inanıyor. Einstein – Rosen Köprüleri de denen kurt yeniklerinin zaman yolculuğu için en çok potansiyele sahip oldukları düşünülüyor. Sadece zamanda yolculuk yapmamıza izin vermezler, ayrıca zamanın çok küçük bir kesrinde Dünyadan bir çok ışık – yılı uzağa yolculuk yapmamızı sağlayabilirler.  

Kurt yenikleri

Kurt yeniklerinin, herhangi bir kütlenin uzay zamanı büktüğünü ifade eden Einstein’ın görecelilik teorisine dayandığı düşünülür. Bu bükülmeyi anlamak için, iki kişinin bir çarşafı tuttuğunu ve bu çarşafı gerdiğini düşünün. Eğer birisi çarşafın üzerine bir basket topu koyarsa, basket topunun ağırlığı çarşafın ortasını dürecektir (yuvarlayacaktır) ve çarşafın o noktada bükülmesine neden olacaktır. Şimdi, eğer aynı çarşafın kenarına bir bilye konulursa, bükülme nedeniyle basket topuna doğru yolculuk yapacaktır.   

Bu örnekte, uzay gerçekte uzayzamanı oluşturan dört boyut yerine iki-boyutlu bir plan olarak tanımlandı. Bu çarşafın üstü ve alt arasında bir boşluk bırakarak üst üste katlandığını imgeleyin. Basket topunu üst tarafa yerleştirmek bir bükülmenin oluşmasına neden olur. Eğer üsteki basket topunun bulunduğu yere karşılık gelen bir noktada çarşafın alt kısmına eşit bir kütle yerleştirilirse, ikinci kütle en sonunda basket topu ile buluşacaktır. Bu, kurt yeniklerinin oluşmasına benzerdir. 

Uzayda, evrenin farklı kısımlarına baskı uygulayan kütleler en sonunda bir tünel oluşturmak için bir araya gelebilir – bu bir kurt yeniğidir. O zaman Dünya’dan başka bir galaksiye hızla yolculuk yapabiliriz ve geriye dönebiliriz (bir ömür içinde). Örneğin, Orion’un hemen altındaki Canis Major takımyıldızında görünen bir yıldız olan Sirius’a yolculuk etmek istediğimiz bir senaryo düşünelim. Sirius Dünya’dan yaklaşık 9 ışık – yılı uzaklıktadır, bu yaklaşık 54 trilyon mildir (90 trilyon km). Açıkça, bu mesafe uzay yolcularının orada neler gördüklerini bize anlatmaları için zamanda gidip dönmeleri için çok fazladır.  Şimdiye dek insanların uzayda yolculuk yaptıkları en uzak mesafe aydır, Dünya’dan sadece 400,000 km. Eğer bizi Sirius’un etrafındaki uzaya bağlayan bir kurt yeniği bulabilseydik, o zaman geleneksel uzay yolculuğu ile geçmek zorunda kalacağımız trilyonlarca milden kaçınarak zamanı önemli ölçüde kısaltabilirdik.  

Tüm bunların zaman yolculuğu ile ne ilgisi var? Daha önce tartıştığımız gibi, görecelilik teorisi bir nesnenin hızı ışık hızına yaklaştıkça zamanın yavaşladığını belirtir. Bilim insanları uzay mekiği hızında bile astronotların birkaç nanosaniye geleceğe yolculuk yapabildiklerini keşfettiler. Bunu anlamak için iki kişiyi hayal edin, onlara A ve B diyelim. A Dünya’da kalırken, B uzay mekiği ile uçar. Kalkış anında ikisinin de saatleri mükemmel senkronizasyondadır (aynı zamanı gösterir). B2nin uzay mekiği ışık hızına yaklaştıkça, B için zaman daha yavaş akar (A’ya göre). Eğer B ışık hızının yüzde 50’sinde sadece birkaç saat yolculuk yapıp Dünya’ya geri dönerse, A’nın B’den daha hızlı yaşlandığı ikisine de görünecektir. Yaşlanmadaki farklılığın nedeni, zamanın A için B’den daha hızlı geçmesidir. A için birçok yıllar geçmiş olabilirken, B için sadece bir kaç saat geçmiştir.  

Eğer kurt yenikleri keşfedilebilseydi, geleceğe olduğu gibi geçmişe de yolculuk etmemizi sağlardı. İşte bunun nasıl işleyeceği: Diyelim ki, kurt yeniğinin girişi taşınabilirdir. O zaman yukardaki örnekte ışık hızının yüzde 50’si hızda uzayda birkaç saat geçiren B kurt yeniğinin bir ucunu uzaya taşıyabilirdi, kurt yeniğinin diğer ucu A kişisi ile Dünya’da kalırdı. B uzayda yolculuk yaparken, iki insan (A ve B) birbirlerini görmeye devam ederlerdi. B birkaç saat sonra Dünya’ya geri döndüğünde, A için birkaç yıl geçmiş olabilir. Şimdi, A uzaya giden kurt yeniğinden baktığında, kendisini daha genç yaşta görür, B uzaya uçtuğunda bulunduğu yaşta. Bununla ilgili harika olan şey şu; daha genç olan B geleceğe adım atabilirken, daha yaşlı olan A kurt yeniğine girerek geçmişe adım atabilir.

 

Kozmik İplikler

Zamanda geriye ve ileriye nasıl yolculuk yapabileceğimizin bir başka teorisi, 1991’de Princeton fizikçisi J. Richard Gott tarafından önerilen kozmik iplikler fikrini kullanır. Bunlar – isimlerin öne sürdüğü gibi – bazı bilim adamlarının erken evrende oluştuklarına inandıkları ipliğe benzer nesnelerdir. Bu iplikler evrenin tüm uzunluğu boyunca dizilebilir ve yoğun basınç altındadırlar – milyonlarca ton.  

Atomdan daha ince olan bu kozmik iplikler yakınından geçtikleri herhangi bir nesneye muazzam miktarda yerçekimi çekiş etkisi üretebilirler. Kozmik bir ipliğe bağlanmış nesneler inanılmaz hızlarda yolculuk yapabilir ve yerçekimi kuvvetleri uzayzamanı büktüğü (çarpıttığı) için, zaman yolculuğu için kullanılabilirler. İki kozmik ipliği bir araya çekerek veya bir ipliği bir kara deliğin yakınına çekerek kapalı zaman – benzeri eğriler yaratmak için uzayzamanı yeteri kadar eğriltmek mümkün olabilir.  

Bir uzay gemisi kendisini geçmişe sevketmesi için iki kozmik iplik veya iplik ve kara delik tarafından üretilen çekimi kullanarak bir zaman makinesine dönüştürülebilir. Bunu yapmak için, kozmik ipliklerin etrafında döngü yapacaktır. Ancak, bu ipliklerin var olup olmadıkları ve eğer var iseler hangi formda oldukları ile ilgili hala çok fazla spekülasyon vardır. Gott’ın kendisi, zamanda bir yıl bile geri gitmek için, tüm galaksinin kütle – enerjisinin yarısını içeren bir iplik döngüsü gerekeceğini söyledi. Ve herhangi bir zaman makinesi ile olduğu gibi, zaman makinesinin yaratıldığı zamandaki noktadan daha uzağa geri gidemezsiniz. 

 

Zaman Yolculuğundaki Problemler

Eğer zaman yolculuğu için elverişli bir teori geliştirebilseydik, paradoks denen çok karmaşık problemler yaratma yeteneği geliştirirdik. Paradoks kendisi ile çelişen bir şey olarak tanımlanır. İşte iki genel örnek:

Diyelim ki, doğduğunuzdan önceki bir zamana geri gidebiliyorsunuz. Doğduğunuzdan önceki bir zamanda var olmanız gerçeği bir paradoks yaratır. Eğer 1960’ta doğduysanız, 1955’te nasıl var olabilirsiniz?

Muhtemelen en ünlü paradoks büyükbaba paradoksudur. Bir zaman yolcusu geri gidip, yolcu doğmadan önce atalarından birini öldürürse ne olacaktır? Eğer o kişi kendi büyükbabasını öldürürse, o zaman o kişi geri gidip kendi büyükbabasını öldürmek için nasıl canlı olabilecektir? Eğer geçmişi değiştirirsek, sonsuz sayıda paradoks yaratacaktır. 

Zaman yolculuğu ile ilgili bir diğer teori paralel evrenler veya alternatif tarihler (hikâyeler) fikrini ortaya koymaktadır. Diyelim ki, büyükbabanız ile o genç bir oğlan iken karşılaşmak için geriye yolculuk yapıyorsunuz. Paralel evrenler teorisinde, bizimkine çok benzeyen ama olayların farklı şekilde ilerlediği başka bir evrene yolculuk yapıyor olabilirsiniz. Örneğin, zamanda geri yolculuk yapıp atalarınızdan birini öldürüyorsanız, sadece tek bir evrendeki o kişiyi öldürmüş olursunuz ki o evren artık sizin var olmadığınız evrendir. Ve eğer sonra kendi zamanınıza geri gelmeye çalışırsanız, bir başka paralel evrende ortaya çıkabilirsiniz ve asla başladığınız evrene geri gelemeyebilirsiniz.

Buradaki fikir, her eylemin yeni bir evrenin yaratımına neden olduğudur ve mevcut olan sonsuz sayıda evren olduğudur. Atanızı öldürdüğünüz zaman yeni bir evren yarattınız, olayların orijinal sırasını değiştirdiğiniz zamana kadar kendinizinkine özdeş olmuş bir evren.

Zaman yolculuğu dünyasına hoş geldiniz. Sadece bilet fiyatlarının nasıl karmaşık olabileceğini hayal edin.


Kaynak: National Geographic News (2005) by Stefan Lovgren

Yorum ( yok ) Yorum yaz!

Ferrarisini Satan Bilge

Mayıs 1, 2008 · Kategori: Sinem

 

 

 

 

=>Kişinin gelişimindeki ilk işaret;en sıradan şeylerdeki güzelliği farketmesidir..

=>Başkalarının kalbine yalnızca kendi kalbini açtığında ulaşabilirsin..

=>"Görünüşünüz yalnızca kalpten bakabildiğinizde berraklaşır.Dışarı bakanlar düş kurar,içe bakanlar uyanış yaşar"

Carl JUNG

 

=>"Çoğu insan fiziksel,düşünsel veya ahlaki açıdan olsun kendi potansiyel varlıklarının çok azını kapsayan dar bir çemberde yaşar.Hepimiz,içinden hayal bile etmediğimiz şeyleri çekip çıkarabileceğimiz yaşam sarnıçlarına sahibiz"

Williams JAMES

 

=>Olaylar karşısındaki tavrımızı kesinlikle kontrol edebiliriz.belirli bir anda ne düşüneceğimizi belirleme gücüne sahibiz..

=>Çincede Kriz sözcüğü iki alt simgeden oluşur..

1-)tehlike

2-)fırsat

en karanlık koşulların bile aydınlık bir yanı vardır,tabi arayacak cesaretin varsa...

=>Şans; hazırlık ve fırsatın bileşkesidir..

=>Mutluluğun sırrı; yapmayı gerçekten sevdiğin şeyin ne olduğunu bulup,tüm enerjini onu yapmaya yönlendirmektir..

=>Her gün odaklanmış bir şekilde düşünmenin yaşam kalitesi üzerinde büyük etkisi vardır..

=>Zihninin odak noktasını istemediğin bir düşünce işgal ettiğinde onu hemen canlandırıcı bir başkasıyla değiştir..

=>Doğru olanı yapmaktan asla utanç duyma;düşüncenin doğru olup olmadığına karar ver ve ona bağlı kal.Öz saygını asla başkalarının değerleriyle ölçme..

=>Başkalarının hayallerini düşünerek geçirdiğin her saniyeyi kendinden çalmış olursun..

 

Gülün Kalbi; Taze bir gül ve sessiz bir yer.Düşüncelerine disiplin katmaya yarar.Gülün renklerine,dokusuna ve şekline odaklanmayla birlikte tüm düşünceler zihninden uzaklaşır..

 

21 Gün Kuralı; Bir eylemin alışkanlık haline gelmesi için;aralıksız 21 gün tekrarlanması gerekir.(her gün aynı saatte olması en doğrusu)Bu süre yeni bir nöron bağlanıtısının kurulma süresidir.

 

Karşıt Düşünce; Önce olumsuz düşüncelere kapıldığının farkına varacaksın.Sonra bunların tam tersini düşüneceksin.Neşeli ve enerjik olmaya yoğunlaşacaksın.mutlu olduğunu hisset.Vücudunu mutlu ve enerjik olduğun zamanlardaki gibi hareket ettir.Dik otur,derin nefes al ve zihin gücünü pozitif düşünceler için eğit.

 

Gölün Sırrı; Bir kaç derin nefes al,sonra olmak ve yaşamına katmak istediklerine dairtüm zihinsel resimleri gözünde canlandır.Sorunlarına açık kalplilikle cevaplar verirken hayal et.Gergin bir durumda bile onlara müşvik ve sevecen davrandığını düşle,kafanda bunların provasını yap.

 

Dharma; Yaşamın amacı.

"yaşamın amacı,amacı olan bir yaşamdır"

Kendi yeteneklerinin farkına varıp(bazen riskler alarak) dünyadaki görevinin farkına varmak..

"Başarının sırrı,amaçtaki istikrardır"   Benjamin DISRAELI

 

Joriki; Konsantre olmuş zihin.

 

Hedef Koymak; Önüne hedefler koyacaksın ve bunları bir deftere yazacaksın.Sebebi;gün boyu aklımızdan geçen binlerce düşünceden koyduğumuz hedefleri farklı kılmak.Bunun üzerine zihin otomatik olarak bu hedefleri gerçekleştirmek için fırsatları araştırmaya başlar.çoğumuz da bunun farkında değiliz.

 

=>Hedeflerini koyduğun ve Dharma'nı aramaya başladığın anda yaşamını değiştirmiş olursun.

=>Sevdiğin şeyler için işinden vazgeçmektense,kendine daha fazla zaman ayır ki yapamadığın şeyler için pişmanlık duyma.

=>"Bizi şekillendiren ve tarz kazandıran,sevdiğimiz şeylerdir"          GOETHE

 

                             

 

                            

                                   hazırlayan: Mustafa URGEN

Yorum ( yok ) Yorum yaz!

Başarıya götüren yedi basamaklı yol

Mayıs 1, 2008 · Kategori: Sinem

 

İnsan potansiyeli alanında sayısız kitabı olan Deepak Chopra, ''Başarının Kanunu'' adlı kitabında, başarıya götüren 7 anahtar veriyor.

Başarı, hedeflere adım adım ulaşmak olarak tanımlanabilir. Başarı denince akla ilk olarak maddi başarı gelse de, bu başarının bir tek yönüdür. Başarı aynı zamanda, kendini ve yaşamı da başarmaktır: İyi ilişkiler, özgüven, özgürlük, duygusal ve psikolojik denge, mutluluk duygusu, iç huzur...

Başarılı olmayı hemen herkes ister ama gene aynı çoğunluk başarının, çok çalışma ve gerektiğinde birilerine zarar verme pahasına elde edilebileceği düşünülür. Bedeli yüksektir kısacası.

Dr. Deepak Chopra'nın, ''Başarının Kanunu'' adlı kitabı tam da bu noktada karşımıza çıkıyor: Chopra, doğayla uyum içinde yaşadığımızda, ne o kadar çabaya, ne de bu bedellere gerek kalmayacağını söylüyor. İşte Chopra'nın anlattığı, mutluluğa götüren yedi anahtar...

 

1- Salt mümkünlük kuralı

Deepak Chopra kitabına, ilk tinsel kural olarak salt mümkünlük kuralı ile başlamış. Bu kurala göre, gerçek doğanızı, özünüzü ne kadar çok anlarsanız, salt mümkünlük alanına o kadar çok yaklaşırsınız.

Salt mümkünlük kuralını nasıl uygulayabilirim?

* Chopra'nın özellikle altını çizdiği noktalardan birisi yargılamamak ve yargıda bulunmaktan kaçınma çalışması. Diyor ki, ''Bugün olup biten hiçbir şeyi yargılamayacağım diyerek güne başlayın ve gün boyunca yargıda bulunmaktan kaçının.''

* Her gün, en azından bir çiçeği koklayarak, mümkünse denizin ya da bir akarsuyun sesini dinleyerek, günbatımını izleyerek doğayı, her canlıda bulunan zekâyı gözlemlemek için zaman ayırın.

*  Her gün sessiz kalmak ve yalnızca var olmak için zaman ayırın.

 

2- Verme kuralı

Chopra bu kuralı, ''Evrenin işleyişi, dinamik alışverişle olur: Vermek ve almak evrendeki enerji akışının farklı yönleridir'' diye açıklamış ve devam etmiş: ''Ne kadar çok verirseniz, o kadar çok alırsınız çünkü evrendeki bolluğun yaşamınızdaki dolaşımını korumuş olursunuz. Aslında, yaşamda değerli olan her şey vermekle çoğalır. Vermekle çoğalmayan şey ise ne vermeye, ne de almaya değerdir. Vermenin ve almanın ardındaki en önemli şey niyettir. Niyet, daima veren ve alan için mutluluk yaratmak olmalıdır.''

Verme kuralının uygulanması:

* Nereye gitsem ve kiminle karşılaşsam, ona bir armağan götüreceğim: Bu armağan bir iltifat, bir çiçek ya da bir dua olabilir.

*  Bugün yaşamın bana sunduğu bütün armağanları minnet duygusuyla alacağım.

* Birileriyle her karşılaştığımda, sessizce onlara mutluluk, sevinç ve kahkahalarla dolu bir hayat dileyeceğim.

 

3- Karma ya da neden sonuç kuralı

Her eylem bize aynı türde geri dönen bir enerji üretir: Ne ekersek onu biçeriz. Düşüncelerimiz, sözcüklerimiz ve yaptıklarımız etrafımıza ördüğümüz ağın iplikleridir. Başkalarına mutluluk getiren eylemleri seçtiğimizde, neden sonuç kuralının meyvesi mutluluk ve başarı olur.

Neden-sonuç kuralı nasıl uygulanır?

* Bugün, her an yaptığım seçimleri gözleyeceğim. Bu seçimleri yalnızca gözlemekle, onları bilinçli algılama alanıma getireceğim.

* Ne zaman bir seçim yapsam, kendime iki soru soracağım: ''Yapmakta olduğum bu seçimin sonuçları ne olabilir?'' ve ''Bu seçim bana ve bu seçimden etkilenenlere başarı ve mutluluk getirecek mi?''

* Bana rehberlik etmesi için yüreğime danışacağım ve onun rahatlık ya da rahatsızlık mesajlarına göre yönümü tayin edeceğim. Eğer seçimim rahatsızlık duygusu veriyorsa duracak ve yüreğimin gözüyle eylemlerimin sonuçlarını izleyeceğim.

 

4- Asgari çaba kuralı

Chopra, asgari çaba kuralını, ''Doğa zekâsının, çaba gerektirmeyen bir kolaylıkla ve sınırsız bir kaygısızlıkla işlediği gerçeği üzerine kurulmuştur: Kuşlar uçmaya çalışmaz, uçar; çiçekler açma çabası göstermez, sadece açarlar. Bu asgari çabanın, direnç göstermemenin ilkesidir. İşte bu nedenle de, uyum ve sevgi ilkesidir'' şeklinde anlatıyor.

Asgari çaba kuralı nasıl uygulanır?

* Bugün kişileri, olayları, durumları oldukları gibi kabul edeceğim.

* Her şeyi olduğu gibi kabullenerek, içinde bulunduğum durumun ve sorun olarak gördüğüm bütün olayların sorumluluğunu üstleneceğim. Sorumluluğun, içinde bulunduğum durum için hiç kimseyi (kendim dahil) suçlamamak olduğunu biliyorum.

 

5- Niyet ve arzu kuralı

Her niyet ve arzunun yapısında gerçekleşmesini sağlayan mekaniği mevcuttur. Bir niyeti salt mümkünlüğün bereketli zeminine attığımız zaman bu sonsuz düzenleme gücünün lehimize çalışmasını sağlarız.

Niyet ve arzu kuralı nasıl uygulanır?

* Bütün arzularımın bir listesini yapacağım. Nereye gitsem bu listeyi de yanımda götüreceğim. Gece yatmadan önce, sabah uyandığımda bu listeye bakacağım.

* Arzularımın bu listesini salıverip yaradılışa teslim edeceğim. Bunu yaparken işler istediğim gibi gitmediğinde bunun bir nedeni olduğuna ve evrensel planın benim için kendi tasarladıklarımdan çok daha büyük projeleri olduğuna inanacağım.

 

6- Bağlanmama kuralı

Deepak Chopra diyor ki, ''Hiçir şeye bağlanmamak belirsizliğin bilgeliğini barındırır. Belirsizliğin bilgeliğindeyse geçmişteki şartlanmaların hapishanesi olan bilinenden bağımsız olma vardır. Her şeyin mümkün olduğu bu alana, yani bilinmeyene geçmeyi istediğimiz zaman, kendimizi tüm evrenin dansını düzenleyen yaratıcı zekâya teslim etmiş oluruz.''

Nasıl uygulayabilirim?

* Bugün kendime ve çevremdekilere oldukları gibi olma özgürlüğünü tanıyacağım. Sorunlara zorla çözüm bulmaya çalışarak, yeni sorunlar yaratmayacağım.

* Bugün belirsizliği yaşantımın temel bir öğesi olarak kabul edeceğim. Belirsizliği gönülden kabul etmemle birlikte tüm karmaşanın içinde çözümler belirmeye başlayacaktır.

* Tüm imkânlar alanına adım atacağım ve kendimi sonsuz seçeneklere açık tuttuğum zaman ortaya çıkacak mükemmel heyecanı bekleyeceğim.

 

7- Dharma kuralı ya da yaşamın amacı

Dharma, ''yaşamın amacı'' anlamına gelen Sanskritçe bir sözcük. Dharma kuralı, bir amaca ulaşmak için maddi şekle büründüğümüzü söylüyor, ''Herkesin yaşamda bir amacı vardır'' diyor Chopra: ''Başkalarına vereceği benzersiz bir armağan ya da özel bir yetenek. Biz bu benzersiz yeteneği başkalarına hizmetle birleştirdiğimiz zaman, bütün amaçların nihai amacı olan kendi ruhumuzun coşkusunu ve mutluluğunu yaşarız. ''

Dharma kuralının uygulanması:

* ''Nasıl hizmet edebilirim?'' ve ''Nasıl yardımcı olabilirim?'' sorularını kendime her gün soracağım.

* Benzersiz yeteneklerimin ve onları ortaya koyarken yapmayı sevdiğim şeylerin tümünün bir listesini yapacağım. Benzersiz yeteneklerimi dışa vurup bunları insanlığın hizmetinde kullandığımda, zamanı unutur ve başkalarının yaşamına olduğu kadar kendi yaşamıma da zenginlik yaratırım.

 

Yorum ( yok ) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım


Resimler | html kodları | web tasarım