Mustafa Urgen

fotoğraf eğitimi (filmler+kartlar)

Temmuz 2, 2005 · Kategori: fotografcilik egitimi

Fotograf Filmleri

Nonkromatik Filmler

Mavi ışığa karşı duyarlı olan ilk duyarkatlardandır

Ortokromatik Filmler


Kırmızı ışığa karşı duyarsız olan bu filmler mavi ve yeşil ışığa karşı duyarlıdırlar. Bu nedenle manzara fotograflarının çekiminde kullanılırlar. Çok yakın tonlar arasındaki ayırımı kaydedemezler. Bu nedenle aşırı kontrast sonuçlar verirler. Çok ışıklı yerlerde kullanılırlar. Kırmızı ışık altında banyo edilebilirler. Günümüzde artık çok fazla kullanılmamaktadır.

Pankromatik Filmler

Her türlü ihtiyaca cevap verebilen, en çok kullanılan filmlerdir. Her türlü ışığa duyarlıdır. Kesinlikle karanlık ortamlarda banyo edilmelidirler. Ton ayrımlarını, renkleri çok iyi kaydedebilirler. Günümüzde standartlaşmış olan filmler bu yapıdadırlar, her türlü ışık altında ve her türlü konu için uygundurlar.


Duyarlı malzemenin özellikleri

Gradasyon

Bir görüntünün sahip olduğu gri tonlarının sayısal olarak miktarı; Yumuşak görüntüde çok sayıda gri ton; kontrast görüntüde, görüntü siyah ve beyazdan oluşmuş gibi görünür.

Gren

Duyarkattaki ışığa karşı duyarlı gümüş tuzu zerreciklerinin her birine verilen ad; bunlar ışıklandırılıp geliştirildikten sonra siyah metalik gümüş zerreciklerine dönüşerek görüntüyü oluştururlar.

Hale

Film duyarkatında ilerleyen ışığın parlak yüzeyli asetat tabana ya da makinanın arka yüzeyine çarparak yansıması ve yeniden duyarlı katmana dönüp filmi etkilemesi olayı; bunu önlemek için genellikle filmlere yansımayı önleyici bir "anti halo" katman konmaktadır.

Duyarkat

Fotograf film ve kağıtlarında, görüntünün oluşturulabilmesi için kullanılan ve gümüş tuzlarından oluşan, ışığa karşı duyarlı katman.

Film Çeşitleri

S/B filmler

Negatif

Negatif filmlerde film pozlanıp banyosu yapıldıktan sonra, konunun tüm renkleri negatif film üzerinde mutlak beyazdan mutlak siyaha giden tonlarla negatif olarak saptanır. Siyah beyaz negatif filmlerde 5 ayrı katman vardır.
Bunlar:
1. Jelatin tabaka: Filmin banyo aşamasında, bileşiklerin bulunduğu biçimin bozulmasını engeller. Filmi banyodan sonra çizilmelere karşı korur.
2. Duyarkat: Film ışığa karşı doyurulduktan sonra, gizli görüntünün oluştuğu bölümdür. Gümüşün bromür, klorür ve iyodür tuzlarını içeren ve duyarkatın altlığa yapıştırma görevi gören jelatin ihtiva eder.
3. Yansıma Önleyici Tabaka: Işığın film tabanından geriye yansıyıp istenmeyen extra pozlamaları ve sızmaları önleyen yutucu (anti-halo) tabakadır. Anti-halo tabakası ışığı emen bir boya tabakasıdır ve ilk banyo ile film yüzeyinden uzaklaşır.
4. Selüloz asetat Taban: Taşıyıcı olarak görev yapar. Üzerinde bulunduğu katmanlara altlık oluşturur. Saydam, deforme olmayan, esnek yapıya sahiptir.
5. Düzeltici Tabaka: Taşıyıcı tabanın üzerinde bulunan duyarkat, banyonun etkisiyle yumuşar ve şişer; bu sırada koruyucu jelatin tabakası da büzüldüğü için filmin kıvrılmasına neden olur. Bunu önlemek için taşıyıcı tabakanın arkasına kıvrılmaya engel olmak üzere jelatin tabakası sürülür ki buna düzeltici tabaka denir.

S/B dia

Üretimi ve kullanımı son derece sınırlıdır. Talebin azlığı dolayısıyla ithalatçı firmalar Türkiye'ye siyah beyaz pozitif film getirmiyorlar. Negatif filmin tersine elde edilen orijinal görüntü burada pozitif olarak görünür. Agfa'nın "Scala" marka filmi böyle bir filmdir, Türkiye'de satılmamakta dolayısıyla film banyosu da yapılmamaktadır.

Kopya Filmi

Ortokromatik filmler olarak da adlandırılan bu tür filmler kırmızı ışığa karşı duyarsız, yeşil ve mavi renklere karşı aşırı duyarlıdır. Birbirine yakın tonlar arasındaki geçişi kaydedemezler, çok yüksek kontrastlı düşük asalı filmlerdir. Daha çok matbaa'larda kullanılırlar.

C41 S/B

Renkli film banyosu olan C-41'de banyosu yapılabilen bir filmdir. Kendi film banyosunu yapma fırsatı olmayan siyah beyaz tutkunları için ideal bir filmdir. Tonlar orijinal siyah beyaz filmlere göre daha düşük kontrastlıdır. Buna bağlı olarak da poz toleransları yüksektir.

Renkli Negatif

Bütün renkli filmlerin hepsinde birçok siyah-beyaz duyarkattan oluşan tabakalar vardır. Bunların her biri beyaz ışığın

mavi, yeşil, kırmızı dalga boyuna duyarlıdır. Değişik renkler her katmanda farklı gizli görüntüler oluşturur. Banyoda geliştirdikten sonra her katman kendini beyaz ışığa tamamlayan renge boyanır (mavi ışık dalga boyuna duyarlı katman sarıya, yeşil ışığa duyarlı katman magentaya, kırmızı ışığa duyarlı katman cyana boyanır). Filmde bu işlem kimyasal olarak yapılır. Film işe renksiz olarak başlar, banyo işlemi sırasında sarı, magenta ve cyan renkleri kazanır. Renkli negatif filmlerde renkler ters olarak oluşur. Renkli kağıda baskı yapıldığında işlem bir kez daha tekrarlanır ve pozitif görüntü oluşur.

Geniş pozlama toleransı sayesinde neredeyse her türlü pozlamanın doğru sonuç verdiği bu filmler, amatör fotografçılar tarafından rağbet görürler.

Renkli filmlerdeki üç duyarkat tabakasının en üstündeki duyarkat tabakası mavi ışığa karşı duyarlı yavaş bir duyarkattır. Bunun altındaki duyarkat tabakası ise ortokromatiktir, yani mavi ve yeşil ışıklara karşı duyarlıdır. Film üzerine düşen mavi ışıkların büyük bir kısmı birinci duyarkat tabakası tarafından emilirse de ikinci tabakaya, yani yeşil ışıklara karşı duyarlı olan duyarkat tabakasına sızan mavi ışınlar bu tabakayı etkileyecek kadar kuvvetlidir. Bu nedenle ikinci duyarkat tabakası üzerine hiç bir mavi ışığın sızmaması için birinci ve ikinci duyarkat tabakaları arasında sarı boyalı bir jelatin tabaka bulunur. Bu sarı jelatin tabaka mavi ışınları emer ve ikinci duyarkat tabakası üzerine yalnızca kırmızı ve yeşil ışınların düşmesini sağlar (film banyo edilirken bu tabaka banyoya karışarak film duyarkatından uzaklaşır). İkinci duyarkat tabakası ise üzerine düşen bu kırmızı ve yeşil ışınlardan yalnızca yeşil ışığı saptar. En altta ise kırmızı ışığa karşı duyarlı olan üçüncü duyarkat tabakası bulunur. Bu tabakanın yeşil ışığa karşı duyarlığı o kadar azdır ki, ikinci duyarkat tabakasından geçip de kırmızı ışığa duyarlı üçüncü duyarkat tabakası üzerine düşen yeşil ışığı süzmek için bir filtre gerekmez. Böylece bir görüntüyü oluşturan üç ana renk üç ayrı duyarkat tabakasında saptanmış olur. Üçüncü duyarkat tabakası ile filmin plastik tabanı arasında da yansımalara engel olacak antihalo tabakası bulunur.
Renkli negatif filmlerde, renkli negatif görüntü siyah-beyaz negatif filmlerde olduğu gibi açıklık, koyuluk bakımından konunun tamamıyla tersidir ve renkli negatif filmlerde bir konunun rengi, o rengin çıkarıcısı olan renkte görülür. Örneğin kırmızı renkli bir konu yeşil, mavi ise sarı olarak görülür.

Renkli Pozitif (Diapozitif) Filmler

Renklerin ve ton değerlerinin pozitif olarak kaydedildiği filmlerdir. Sonucu görmek için baskı yapılmasına ihtiyaç yoktur, elde edilen orijinal film, görüntüsü pozitif olan bir filmdir. Kontrastı negatif filmlere göre daha yüksektir. Bu nedenle poz toleransları çok sınırlıdır. Pozlama sırasında yapılan hatalar filme direkt yansır. Diapozitif, slide renkli reversal film olarak da adlandırılırlar. E-6 denilen üniversal film banyosu ile yıkanırlar.


Fotograf Kağıtları

Kontrast Derecelerine Göre Kağıtlar

Fotograf kağıtlarının her logaritmik basamak developmanda beyazdan siyaha doğru giden gri tonu arttırır. Yumuşak (soft) kağıtlar tam siyahtan evvel uzun bir gri ton sıralaması Bu tip kağıtlar baskıda tam siyah yada tam beyazı verebilmek için uzun süreli poz gerektirirler. Diğer taraftan daha yüksek kontrastlı kağıtlarda çok az gri tonlar gözükür ve kısa poz süresi gerektirirler. Fotograf kağıtlarında da kontrast derecelenmesine etki eden hususlar, filmlerde olduğu gibi geliştiricinin cinsi, gelişme süresi ve kağıt yüzeyinin fiziksel yapısıdır.
Fotograf kağıtları artan ışığa karşı pozlandırıldıklarında artan bir yorgunluk meydana getirirler ve fotograf kağıtlarının baskı derecesi siyahtan beyaza kadar tam bir ton ölçüsü meydana getirmek için değişik değerde poz süresi gerektirir. Poz ölçüsü ifadesi en açık renk için gereken poz ile tam siyah tonu veren poz arasındaki oran farklıdır. l den 20 ye ölçekli bir kağıt, negatifin bütün ton renklerini verir ki en ince kısım ışığı en koyu kısımdan 20 kere daha fazla geçirir. Poz ölçüsünü ifade etmek için genellikle logaritmik üniteler kullanılır. Bir aritmetik ölçüde l den 20 ye kadar olan ölçü logaritmik tabirle 1.30 dur. Ve bu değerler ayarlanıp standart hale getirilmiş O, l, 2, 3, 4, 5 gibi numaralarla gösterilmişlerdir.
Baskı kağıtları genellikle kullanılacakları işin tipine göre derecelendirilmişlerdir. Bu farklı derecelendirilmeler amatörün yada fotografçının yumuşak (soft) tan çok sert kontrasta göre her türlü negatif filimden mümkün olan en güzel baskıyı elde etmesini sağlar. Fotograf kağıtlarının kontrast derecelenmesi konusunda uluslararası bir standart yoktur. Bazı yapımcılar kontrast derecelerini belirtmek için yumuşak, sert, çok sert gibi kelimeler bazıları ise O dan 5 e kadar numaralar koymuşlardır. Değişik yapımcıların yaptıkları materyallere aynı numarayı verdikleri halde, zaman zaman ikisi arasında büyük farklar olduğu görülmektedir. Bütün bunları göz önünde bulundurarak bir değerlendirme yapmak koşuluyla çeşitli yapımcıların kağıt ambalajlarında kullandıkları sıra ve numaralama şu şekildedir:

1. Ekstra soft-Ekstra Doux-Ekstra yumuşak
2. Soft-Doux-Yumuşak
3. Normal-Medium-Normal
4. Hard-Vigourus-Dure-Kontrast
5. Ekstra hard-Ekstra Vıgourus-Ekstra Dure-Ekstra kontrast
6. Ultra Kontrast-Ultra hard-Ultra Vıgourus-Ultra Dure

Görülüyor ki en yumuşak olan kağıt, yani yumuşak sonuçlar veren kağıt O numaralı ekstra yumuşak (ekstra soft) kağıt, buna karşılık en kontrastlı sonuçlar veren kağıt ise 5 numaralı ultra kontrast kağıttır.
Soft negatiflerle soft kağıtlar kullanıldığında dümdüz, soluk ve ayrıntıları belirsiz bir sonuç alınır. Kontrast negatiflerle de kontrast kağıtlar kullanıldığında aksine yalnız siyah tonlar ve beyaz bölgeler olarak ara tonları olmayan bir sonuç alınır. Bunlara göre soft negatiflerle kontrast kağıtlar, kontrast negatiflerle de soft kağıtlar kullanılır.

Değişken Kontrastlı Kağıtlar

Bu kağıtlar agrandizör ışığının önüne bir filtre konarak değiştirilmesi suretiyle çok değişik kontrast derecelenmesi vermekte ve böylece aşağı yukarı her karakterdeki negatif ile kullanılmaları mümkün olabilmektedir.
Değişik kontrast derecelenmelerinin aynı kağıt üzerinde toplanması kağıt duyarkatına yeşil ışınlara duyarlı ikinci bir duyarkat katının ilavesiyle sağlanmıştır. Bu suretle bir kat duyarkatın renk duyarlığı olmamasına karşılık diğer kat, spektrumun yeşil renkli ışınlarına karşı duyarlıdır
Bir çok normal negatiflerden, normal kontrast derecesi olan 2 numaralı kağıda baskı yapılarak doyurucu sonuçlar elde edilir. Fakat bazı durumlarda, örneğin çok sert kontrastlı ya da yumuşak (soft) negatifler baskı sırasında l ya da 3 ve hatta bazı durumlarda da O veya 5 numara kağıt kullanmağı gerektirir. Fakat bu kağıtlara, örneğin O ve 5 numaralı kağıtlara çok ender olarak gereksinme duyulur. Bunun en iyi çaresi değişken kontrastlı kağıtlar kullanmaktır.
Değişken kontrastlı kağıtlara herhangi bir filtre kullanılmadan baskı yapıldığında bu kağıtların kontrast derecesi normal olarak 2 dir. Filtre kullanılmak suretiyle baskı yapıldığında kontrast istenildiği şekilde ayarlanabilir.
Kodak firmasının Polycontrast, Polycontrast Rapid ve Po-lilure ve Ilford firmasının Multıgrade markalı kağıtları değişken kontrastlı kağıtlardır. Yine bu tip kağıtlarla kullanılmak üzere hazırlanmış değişik marka çeşitli filtreler vardır. Örneğin Kodak'ın bu tip kağıtlarla kullanılmak üzere PC1, PC1½, PC2½, FC3, PC3½, BC4 olmak üzere 7 filtrelik bir serisi vardır. Böylece 7 ayrı kutu değişik kontrast derecesinde kağıt kullanmak yerine bir kutu değişken kontrastlı kağıt ile 7 ayrı kontrastı elde
etmek mümkündür. Örneğin Kodak'ın Polycontrast kağıdına yine Kodak Polycontrast Filtre PC l ile baskı yapıldığında kağıdın kontrast derecesi l, PC3 ile baskı yapıldığında ise 3 numaradır.

Burada kağıtlar ayrıca 6 sınıfa ayrılır
1. Taban malzemesi: Fotograf kağıtları taban malzemesi bakımından iki sınıfa ayrılırlar. Bunlardan birincisi kağıt tabanlı olanıdır, ikincisi ise plastik tabanlı kağıtlardır. Günümüzde daha çok ikincisi yani plastik tabanlı kağıtlar tercih ediliyor.
2. Taban rengi: Normalde kullanılan fotograf kağıtları beyaz, krem veya bunların karışımı olan fildişi rengindedir. Değişik etkiler yaratmak amacıyla kağıt üreticileri kırmızı, sarı yeşil, mavi, turuncu gibi renklerde kağıt tabanları da üretmişlerdir.
3. Taban kalınlığı: Fotograf kağıtları, tek kat tabanlılar, çift kat tabanlılar, ince tabanlılar ve özel amaçlar için değişik taban kalınlıklarında üretilirler. Tek kat tabana sahip kağıtların metrekaresi 135gr.dır.
4. Kimyasal yapısı: En çok kullanılan fotograf kağıdı duyarkatları gümüş klorür, gümüş bromür veya bunların karışımından yapılırlar. Böylece fotograf kağıtları bromürlü, klorürlü, kloro-bromürlü olmak üzere üç büyük grupta toplanırlar.
5. Renk duyarlılığı: Nonkromatik kağıtlar maviye duyarlıdırlar, ortokromatik olanlar kırmızı ışığa duyarsızdırlar, pankromatik olanlar her türlü ışığa duyarlıdırlar.
6. Yüzey dokusu: Yüzeyleri bakımından kağıtlar parlak, yarı mat, mat, grenlenmiş, kumaş desenli, ipek dokulu, saten gibi birkaç gruba ayrılırlar.

Doğru Pozlandırma Nedir?

Poz süresi, filmi etkileyen ışığın yoğunluğuna ve gelme süresine bağlıdır. Bir kabı, bol miktarda gelen suyla kısa bir sürede veya daha az şiddetle akan bir su ile, daha uzun bir sürede doldurabiliriz. Aynı şeyler pozlama yaparken de geçerlidir.
Film doğru bir şekilde pozlanmışsa, gerçek görüntüdeki renk tonları aynen kaydedilebilecek kadar ışık almıştır. Eğer gerekenden çok daha az ışık alırsa, dia koyu ve tonsuz gölgelerden oluşacak, negatifin kontrastı çok düşük olacaktır. Diğer yandan, çok fazla ışık alırsa da fazla ışık alan yerler dia'da daha da beyazlaşacak ve ayrıntılar kaybolacak, negatifin kontrastı artacaktır.
Pratikte, dört faktör filmin pozlanmasını etkiler. Bunlardan ilki, fotografı çekilen konunun kendisidir, ikinci faktör, filmin ışığa duyarlılığıdır. "Hızlı" filmler daha duyarlıdır ve "yavaş" olanlardan daha kısa bir poz süresi gerektirirler. Diğer faktörler obtüratör hızı ve diyafram açıklığıdır. Kimi zaman, özellikle de hareketli konularda obtüratör hızı daha önem kazanır. Fotografçının diyaframı, obtüratörün açık kaldığı süreye göre uyarlaması gerekir. Bazen de, durağan konular vardır ve alan derinliği konusu önem kazanır. Obtüratör hızı, giren ışığın yoğunluğunu karşılayacak şekilde seçilir.
Doğru pozlama, denildiğinde görüntüyü oluşturan tüm ayrıntının film üzerine kaydedilebildiği anlaşılır. Fazla veya az pozlama ile görüntünün olduğundan daha karanlık veya aydınlık olmasına göre ton skalasının bir tarafına doğru ton kaybı meydana gelir. Düşük kontrastlı görüntülerde çok daha fazla hata yapma olasılığı vardır. Kontrast konularda da poz doğru olarak saptanmalıdır. Bu sayede film, kendi duyarlılığının olanak verdiği oranda ayrıntı saptayabilir. Bir çok fotografçı ek olarak normal pozun altında ve üzerindeki değerlerle, biri açık diğeri koyu sonuç verecek şekilde çekim yaparlar. Alternatif değerlerden oluşan bu seri fotograflar, düşük kontrastlı bir görüntüde, normalin bir stop altı ve bir stop üstü olmak üzere üç fotograftan oluşurken, kontrast bir görüntü de en uygun sonucu verecek seriyi elde etmek için yarım stop poz aralıklarıyla arka arkaya beş adet fotograf çekilmelidir.

Gri kart Kullanımı

Işık ölçerler bazı ışık koşullarında yanılırlar ve fotografçının fotografı yanlış pozlamasına neden olurlar. Fotografçılar ışığı iyi bilmeli ve kullandıkları ışık ölçerlerin hangi ışık koşullarında yanılabileceğini tahmin etmelidirler. Işık ölçerin verdiği değer üzerinden ne kadarlık bir düzeltme yapılacağı ancak bu şekilde tahmin edilir.
Harici pozometrelerde en ideal ışık ölçme %18'lik gri kart ile yapılır. Bu kart Kodak tarafından üretilmiş, üzerine düşen ışığın %18'ini yansıtan kartlardır. Bu özelliği ile ışık ölçerlerin en doğru sonuçları vermesi sağlanır. Çünkü tüm ışık ölçerler %18 gri yansıtıcıya göre çalışırlar, %18'lik griden daha koyu veya daha açık olan konularda ışık ölçerler yanılırlar. Işığın yoğunluğuna ve yansıdığı yüzeye bakıp gerekli müdahaleler yapıldıktan sonra ışık değeri makinaya uygulanmalıdır.
Gri kart üzerinden yapılan ölçüm aslında bir yüzeyden yansıyan ışınlar miktarının ölçülmesinden, yani bir yansıyan ışık tipi ölçümden ibaret olmasına karşılık, bulunan ölçümün direkt olarak ışık kaynağından konu üzerine düşen ışık miktarının ölçülmesi olması nedeniyle düşen ışık tipi ölçüm yönteminin bir parçası olarak düşünülebilir. Bu şekilde poz değerlerinin bulunmasında sıradan pozometrelerin kullanılması halinde bile gayet güzel sonuçlar veren ve amatör fotografçılar arasında çok yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde ölçü şu şekilde yapılır: Pozometre, fotoelektrik hücre görüş açısını dolduracak büyüklükte gri bir kartona yöneltilir. Karton yerine insan eli de aynı başarı ile kullanılabilir, fakat birçok hallerde de pozometre fotoelektrik hücresi görüş açısına tamamıyla dolduramayacak kadar küçüktür. Bu nedenle kart yerine elinizi kullandığınız takdirde bu noktayı dikkatle göz önünde tutmalısınız.
Kart o şekilde tutulmalıdır ki, güneş ya da gök olan ana ışık kaynağından gelen ışınlardan başka hiç bir gölgenin üzerine düşmemesi gerekir. Bu anlatılan yöntemde pozometre fotoelektrik hücresi önüne beyaz plaka ilave edilmez. Sadece bildiğimiz sıradan bir pozometre anlatılan şekilde tutulan bir kartona yöneltilerek ölçme yapılır.

Yorum ( 0 ) Yorum yaz!

fotoğraf eğitimi (diyafram-enstantane)

Temmuz 2, 2005 · Kategori: fotografcilik egitimi

Diyafram

Objektiflerin içinden geçecek olan ışığın miktarını ayarlayan mekanizmaya diyafram denir. Diyafram halkası objektif üzerinde bulunur. Gözümüz değişik yoğunluktaki ışık koşullarında, ışığı denetlemek için iristen yararlanır. İris az ışıklı ortamlarda açılır ve içeriye daha fazla ışık girmesi sağlanır, tersi durumda iris çok ışıklı durumlarda kısılarak ışığın gözümüzü rahatsız etmesi engellenir. Diyaframda tıpkı iris gibi davranarak çok Işıklı durumlarda filmin yanmasını, az ışıklı durumlarda filmin ışıksız kalmasını engeller. Diyafram "f" harfi ile ifade edilir. Bu harf İngilizce "Focus", Fransızca "Foyer" kelimelerinin baş harfidir.
En açık diyafram değeri (genellikle f:2, f:2.8 gibi değerlerdir) azaldıkça ışık geçirgenliği artar, bu tür objektifler diğerlerine oranla daha pahalıdırlar. Sabit odak uzaklıklı normal objektiflerde bu değer f:1.8, f:1.4, f:1.2 değerlerine kadar düşebilir.

Gelişmiş diyaframlı objektiflerde iki diyafram arası 2 veya 3'e bölünerek ara değerler elde edilir.

Net Alan Derinliği

Net derinliği ve alan derinliği olarak da ifade edilen bu kavram, fotografı çekilecek objenin netliğinin yapıldığı düzlemin önünde ve arkasında kalan net bölgeyi ifade eder. Net alan derinliğini etkileyen üç faktör vardır.

1. Diyafram Değeri
Diyafram değeri arttıkça (f:11, f:16, f:22 gibi) net alan derinliği artar. Diyafram değeri düştükçe (f:5.6, f:4, f:2.8 gibi) net alan derinliği azalır.

2. Odak Uzunluğu
Objektifin odak uzunluğu arttıkça (135mm, 200mm, 300mm gibi) net alan derinliği azalır. Tersi durumlarda yani geniş açılı objektiflerde (35mm, 28mm, 20mm gibi) net alan derinliği oldukça fazladır.

3. Konuya Olan Uzaklık
Konu makinaya ne kadar yakınsa net alan derinliği o kadar azalır. Konu makinadan uzaklaştıkça veya makina konudan uzaklaştıkça net alan derinliği artar.
Net alan derinliğini en az seviyede tutmak amacıyla uzun odaklı objektif ve açık diyafram değeri kullanıp, konuya mümkün olduğunca yaklaşmak gerekir. Böylece çekilen obje net, önü ve arkası maksimum netsizliğe (fluluk) ulaşacaktır. Bu tür yaklaşımlar genelde fonu temizlemek ve asıl konuyu öne çıkarmak amacıyla kullanılır. 

Enstantane (örtücü)

Örtücünün açık kalma süresine enstantene denir. Enstantene 1/sn. cinsinden ifade edilir. Ana enstantene değerleri 1, 2, 4, 8, 15, 30, 60, 125, 250, 500, 1000 gibidir. 1 enstatenenin altındaki değerler makinalarda farklı renklerle veya üzerine " işareti konularak gösterilir ve bunlar 1/sn. değil direkt sn. cinsinden değerlerdir. Gelişmiş makinalarda ana enstantene değerlerinin 1/2, 1/3'lük kısımları alınarak ara enstantene değerleri elde edilir. Böylece çok daha hassas ölçümler yapılabilir.
60 enstantene demek 1/60sn demektir. Birbirini takip eden enstantene değerlerinde sayı iki katına çıkınca, süre yarıya iner. Yarıya inince süre iki katına çıkar. 125 enstantene ile film pozlanacaksa, bu değer filmin üzerine düşecek ışığın filmi 1/125sn süre ile etkileyeceğini gösterir.

B ve T Konumları

Çoğu uzun pozlama gereken zamanlarda makina üzerindeki en düşük enstantene değeri yetersiz kalabiliyor. Bu gibi durumlarda B (bulb) ve T (time) ayarları kullanılır. Bunun için makina kesinlikle bir tripot'a sabitlenmiş olmalıdır, hatta sarsıntıyı engellemek için kablo deklanşör veya uzaktan kumandalı deklanşör kullanılmalıdır. Eğer makinamız üzerinde ayna kilidi (mirror lock: hareketli aynayı yukarıda tutarak fotograf çekimi sırasında sarsıntıyı engeller) varsa o da kullanılmalıdır.

B ve T arasındaki fark; makina B konumundayken perdenin açık kalması için deklanşöre sürekli basmak gerekir (deklanşör kilidi kullanılarak sürekli parmağımızın orda kalması engellenebilir). T konumunda ise deklanşöre basılınca perde açılır, perdenin kapanması için tekrar deklanşöre basmak gerekir.
Uzun poz gerektiren normal çekimlere ek olarak gece hareket eden ışıklı cisimlerin uzayan ışıkları, havai fişek gösterileri, şimşek fotografları gibi çekimler için bu ayarlardan yararlanılır.

Yorum ( 2 ) Yorum yaz!

fotoğraf eğitimi (objektifler)

Temmuz 2, 2005 · Kategori: fotografcilik egitimi

Objektiflerin Özellikleri




Fotograf makinelerinin en önemli kısımlarından birisi de objektiflerdir. Çekilecek fotografın keskinliğini, rengini, kontrastını dolayısıyla kalitesini belirlerler. Odak uzaklıkları, ışık geçirgenlikleri ve görüntü dairesi çapı ile anılırlar. Odak uzaklığı 6mm ile 2000mm arasında değişen çok çeşitli yapıda olabilirler. Bazı aynalı teleskopik objektiflerin odak uzaklıkları çok daha fazladır, bunlar ile çok uzaktaki objeler (ay, gezegenler vb.) izlenebilir.
Objektiflerin kalitesini belirleyen temel unsurlardan biriside keskinliktir. tek başına ölçülebilen bir özellik değildir; çözme gücü ve kontrast gibi değişkenlere bağlıdır. Çözme gücü, bir milimetrelik bir aralıktaki çizgi ayırma gücünü gösterir. Kaliteli bir objektif bir milimetrede 100'den fazla çizgi ayırabilir. Objektiflerin kontrastlığı ise, görüntüdeki en parlak bölgenin en karanlık bölgeye olan aydınlatma oranı ile belirlenir. Bu değer ne kadar yüksek ise o kadar yüksek kontrast var demektir, objektiflerin kontrastının yüksek olması, keskinliğin artmasına etkendir.

Odak Uzaklığı:

Objektifin optik merkezi ile film düzlemi (görüntünün oluştuğu düzlem) arasındaki mesafenin milimetre cinsinden değeridir.

Işık Geçirgenliği

Objektiflerin maksimum diyafram açıklığı o objektifin ışık geçirgenliğini belirler. Objektif nisbi açıklığı olarak da bilinen bu kavram objektifin yararlı genişliğinin (yaklaşık objektifin en önünde bulunan merceğin çapı ), objektifin odak uzaklığına bölümü ile bulunur.
Düşük değerlikli olması durumunda ışık geçirgenliği fazlalaşır ve bu tür objektifler hızlı objektifler olarak adlandırılır.

Keskinlik (Akütans)

Görüntü keskinliğini belirten bir unsurdur. Farklı yoğunluklar arasındaki geçişin keskin olması şeklinde ifade edilebilir. Işık geçirgenliğindeki artış ile birlikte keskinlik de artar.

Net Görüntü Dairesi Çapı

Bir objektifin arkasında (film düzleminde) oluşan görüntü bizim bildiğimiz gibi dikdörtgen biçiminde değil, daire biçimindedir. Biz bu daire biçimindeki görüntünün, merceklerin bazı kısıtlamalarından dolayı sadece bir bölümünü kullanabiliyoruz. Objektiflerin film düzleminde oluşturdukları kabul edilebilir net daire çapına "Net Görüntü Dairesi Çapı" denir -Şekil 3-2. Sabit objektifli makinalar bu dairenin çapını film köşegeni olarak kabul edip kare (6x6) veya dikdörtgen (24x36mm., 4.5x6, 6x7, 6x9 ) formatta film kullanıyorlar. Oysa plan film kullanan teknik kameraların ve perspektif kontrollü (shift) objektiflerin net görüntü dairesi çapı çok daha büyüktür.

Objektiflerin Sınıflandırılması

Normal Objektifler

Fotograf makinalarında kullanılan film formatlarının köşegenin uzunluğu kadar odak uzaklığı olan objektifler normal objektiflerdir. Örneğin 24 x 36mm boyutlarında film kullanan (leica, 135mm veya 35mm olarak adlandırılırlar) makinalarda normal objektif odak uzunluğu 50mm, görüş açısı 48 derece iken 6 x 9 formatlı makinalarda (roll film, 120 format) odak uzunluğu 105mm, görüş açısı 51 derecedir.


Geniş Açılı Objektifler

Odak uzaklığı film format köşegeninden kısa olan objektiflerdir. 60 derece veya daha büyük bir görüş açısında görüntü veren her objektif geniş açılı objektif olarak adlandırılabilir.
Yakın planda bulunan objeleri abartı büyük, uzak plandaki objeleri ise küçük göstermesi özelliklerindendir. İç mekan çekimlerinde mekanın daha geniş bir bölümünü çekmeye olanak vermeleri, manzara fotograflarında ise daha fazla objeyi kadraja sığdırmaları sebebiyle tercih edilirler.

Tele Objektifler

Normal objektiften daha uzun odak uzunluğuna sahip objektiflere denir. Odak uzunlukları 80 - 2000mm arasında değişir. Odak uzunlukları arttıkça görüş açıları daralır ve uzaktaki konuyu yaklaştırırlar. Özel amaçlar için çok daha uzun odaklı tele objektifler vardır. Spor muhabirleri, doğal hayatı fotograflayanlar ve benzeri fotografçılar tarafından tercih edilirler. Alan derinliğinin sınırlı oluşu, asıl konuyu çevresindeki ayrıntılardan arındırma olanağı sağlar.
Tele objektiflerin bir başka çeşidi de aynalı olanlarıdır. Bu objektiflerin içerisine birtakım aynalar yerleştirilerek mercek sayısı dolayısıyla ağırlıkları ve boyları azaltılmıştır. Sabit diyaframa (8 veya 11) sahip olmaları kullanım açısından pek pratik değildir, bol ışıklı ortam isterler.

Değişken Odaklı (Zoom) Objektifler

Objektiflerin mercek gruplarının aralarındaki mesafenin değiştirilmesi ile odak uzaklığı değişen objektifler elde edilir. Objektif üzerinde bulunan bir halkanın çevrilmesi veya ileri geri hareket ettirilmesi ile görüş açıları değiştirilir. Sabit odak uzaklığına sahip objektiflere göre ışık kayıpları vardır, en yakın netleme mesafesi sabit odaklılara göre daha büyüktür. İki uç değer arasındaki (örneğin 20-35mm, 80-200mm gibi) tüm görüş açılarını barındırmaları açısından kadrajlamada kullanım kolaylığı sağlar.


Balık Gözü Objektifler

Çok geniş açılı objektiflerdir. Görüş açıları 220 dereceye kadar genişleyebilir. Dikey ve yatay çizgiler aşırı distorsiyona uğrar, düz çizgiler birer eğri şeklinde görülürler. 6 ile 16mm arasında değişen odak uzunluklarına sahiptirler. 6 ve 8mm odak uzaklığına sahip objektiflerin görme açıları 220 ve 180 derecedir. Bu kadar geniş görme açısını bir dikdörtgene yerleştirdiğimizde, kenarları siyah ortada daire biçiminde görüntü elde ederiz. Görme açısı 180 derecenin altındaki objektiflerde görüntü dikdörtgen biçiminde olurken, görme açısı 180 ve daha büyük olan objektiflerde görüntü daire biçimindedir.

Görme açıları ve örnekler

Objektiflerin odak uzaklıkları arttıkça görme açıları daralır. 35mm (135 veya leica format) film kullanan fotograf makinaları için objektif odak uzaklıkları ve görme açıları yandaki şekildeki gibidir. -Şekil 3-3 Burada normal objektif 50mm ve görme açısı 46 derece olarak gösterilmiştir. 50mm'den daha küçük odak uzunluğuna sahip objektifler insan gözünün gördüğünden daha geniş açılarla görürken, 50mm'den daha büyük değerdekiler daha dar açılarla görürler. Dar açılı objektifler ile çok uzaktaki konuları yakınından bakıyormuş gibi fotograflayabiliriz.
Objektiflerin görme açıları ve çekilen fotograflara etkilerini iki şekilde inceleyebiliriz. Birincisi makina - konu arası uzaklık değişmeden objektiflerin görme açıları değiştirilerek. İkincisi ise konu büyüklüğü kadraj içerisinde aynı kalacak şekilde objektifler dolayısıyla görme açışları değiştirilirken konu - makine arası mesafe değişir. İlk durumda konu bize yaklaşırken, ikinci konumda konu sabit fonu bizden uzaklaşıyormuş gibi görülür. Bunun sebebi geniş açılı objektiflerin, objektife yakın olan konuları abartı büyük , objektiften uzaklaştıkça konuları abartı küçük göstermesidir.

Netleme Düzeneği

SLR sistemde netlik yaparken, görüntüde meydana gelen değişmeler bakaçtan (vizörden) izlenir. Bakaçtan bakıldığında buzlu camın ortasında netliğin sağlandığını görebileceğiniz bir bölge vardır. Kırık görüntülü (split field) tiplerde, netlik yapılmamışsa, merkezdeki daire üzerine rastlayan görüntü kırıktır. Netlik sağlandıktan sonra parçalı görünen bölüm birleşir. Diğer bir netleme sistemi olan mikroprizma yönteminde ise, merkezde bulunan dairenin çevresinde mikroprizmalardan oluşmuş bir halka bulunur. Netlik doğruysa bu bölgede görüntü titreşmez. Netliği, buzlu cam üzerindeki görüntünün değişmesinden izleyebileceğimiz gibi, netleme halkası üzerindeki uzaklığı gösteren sayılara bakarak da netleme yapabiliriz. Otomatik netleme sisteminde (auto focus AF) ise buzlu cam görüntüsü yoktur ve görüntü berraktır. Otomatik sistemi devredeyse, deklanşöre yarım basıldığında otomatik olarak konuya netlik yapılır. Otomatik sistemini devre dışı bırakmak istediğinizde, yani "Manuel" (el ile) netlemeyi seçtiğinizde ise, netliği gözünüze güvenerek yapabilirsiniz. Ama bu konuda size yardımcı olacak bir elektronik işaret sistemi de vardır. Bu sistem, netlik sağlanana dek size objektifi çevirmeniz gereken yönü bildirir ve netlik sağlandığında sizi uyarır. Bu uyarıyı sesle destekleyen modeller de vardır.
Otomatik olarak netleme yapan sistemlerde, netlenecek noktanın uzaklığının saptanması için üç yol vardır: Kontrastı karşılaştırma, kızıl ötesi ışınlarla tarama, ses dalgalarıyla ölçüm.


Kontrast karşılaştırmalı otomatik netleme sistemler

Auto-focus ünitesinden ve hareketli bir aynadan gelen görüntünün her ikiside, netleme sistemi üzerinde ışığa duyarlı bir panel üzerine gönderilir. Aydınlık ve karanlık bölgeler karşılaştırılır. Bu bölgelerin kontrastı aynı olduğu zaman, objektif hareketini durdurur. Ancak, netleme yapmak istediğimiz nesnenin, objektifin ölçümü gerçekleştirdiği duyarlı nokta üzerinde olduğundan emin olmalısınız. Bu sistemler, tekrar eden dokular ve kontrastı düşük görüntülerde yanılabilir. Netlenen yerin aydınlık olması gerekir. Günümüzde en çok kullanılan sistem bu sistemdir.

Kızıl ötesi otomatik netleme sistemler

Bir pencereden IR (Infrared Red-Kızıl ötesi) dalgalar gönderilir. Başka bir pencereden ise hedef noktadan yansıyan IR dalgalarının toplandığı bir dedektör vardır. Deklanşöre hafifçe basmak taramayı başlatır ve dedektörden en güçlü sinyal alındığında ayna ve objektif hareketini durdurur. Bu sistem gün ışığında ve flaş gerektiren karanlık ortamlarda iyi çalışır. Düşük kontrastlı, tekrar eden dokularda yanılmaz. Ancak, cam arkasından yapılacak çekimlerde, ışınlar camdan yansıyacağı için yanılma olacaktır.

Ultrasonik sistemler

İnsan kulağı ile duyulması imkansız 1/1000 frekanslı ses sinyalleri kullanır. Gönderilen sinyallerin ne kadar sürede geri döndüğü, zamanlamayı sağlayan devre tarafından ölçülür. Objektifi çok hızlı hareket ettiren bir motor vardır. Karanlık bölgelerden ölçüm alıp, en yakın noktaya netler.

"Önceden netleme" ve "izleyerek netleme" fotografçıların öğrenmesi gereken iki önemli yetenektir. Önceden netleme için bir nokta seçin ve objektifinizi bu noktaya göre netleyin. Hareketli konu seçilen bu noktaya varmadan bir "an" önce denklanşöre basın. Böylece, perdenin açılıp kapanma süresinde konu seçtiğiniz noktaya gelmiş olur. Eğer konu seçtiğiniz noktadayken deklanşöre basarsanız geç kalmış olursunuz.
"Hareketi izleyerek netleme" ise, sürekli çalışarak elde edilebilecek bir yetenektir. Hareket eden konuyu, makine ile sürekli izleyerek uygulanan bir tekniktir. Makinenizde film yokken bir caddede hızla giden araçlara sürekli netlik yaparak alıştırma yapabilirsiniz. AF SLR makinelerin çoğu, hareket eden konuya sürekli netlik yapma özelliğini taşımaktadır. AF-S (Auto Focus-Single) modu, durağan konulara netlik yapmak için kullanılırken, AF-C (Auto Focus-Continuous) modu ise, hareketli konulara netlik yapmak için kullanılmalıdır.

 

Yorum ( 1 ) Yorum yaz!

fotograf egitimi (makineler)

Temmuz 2, 2005 · Kategori: fotografcilik egitimi

Fotograf makinalarını temelde iki sınıfa ayırabiliriz. Bunlar:

A - Kullandıkları film formatına göre


Film formatlarını minox, 110 (pocket), 126, APS, 135 (35mm, leica), 127, 120 ve 220 (roll), plan filmler şeklinde sınıflandırabiliriz.

Bunlardan 126 ve 127 artık üretilmiyor ve bu filmleri kullanan fotograf makinaları da üretilmiyor.
Dünyada en çok kullanılan film formatı 135 yani leica formatıdır. Bu filmin orijinal görüntü boyu 24X36mm. dir. Bu film 24 ve 36 pozluk olarak satılırlar. Bu filmi kullanan makinaların çok çeşitli imal edilmesi, bu makinalar için üretilen diğer fotograf malzemelerinin de (objektifler, flaşlar, vizörler vb.) çok çeşitli imal edilmesine yol açmış ve bu malzemelerin fiyatlarını oldukça makul seviyelere indirmiştir.
İleri amatör ve yarı profesyonellerin tercih ettiği film formatı ise 120 yani roll filmdir. Bu film bir kenarı 6cm. Ve uzunluğu 80cm. olarak satılır. Bu filmi kullanan makinalara orta format makinalar denilir. 4 tip orta format makine vardır. Bunlar: 4,5X6, 6X6, 6X7, 6X9 makinalardır. Eğer film 4,5cm ilerletilirse 80cm.'lik filmden 16 kare fotograf elde edilir, film
6 cm ilerletilirse 12 kare fotograf elde edilir. Film ilerletmeler keyfi olarak yapılmaz her bir formatın makinası ayrıdır.

B - Bakaç sistemlerine göre


Fotograf makinalarını ikinci olarak bakaç sistemlerine göre sınıflandırabiliriz. Bunlar: optik bakaçlılar, tek objektifli SLR (single lens reflex), iki objektifli TLR (twin lens reflex) ve buzlu camlı makinalardır.

Hepsinin birbirlerine göre avantajları ve dezavantajları vardır. Bunlar içinde en çok tercih edileni SLR makinalardır. Kullanım kolaylığı, parçalarının kolay ve ucuz bulunur olması bu modelleri tercih sebebi yapmıştır.

Makinenin Ana Ögeleri


Fotograf makinalarının vazgeçilmez ana ögeleri:
a: karanlık kutu
b: objektif
c: film taşıyıcısıdır.
Zamanla makine üreticileri ana ögelere yararlı yardımcı ögeler ekleyip geliştirerek bugün kullandığımız fotograf makinalarına gelmişlerdir. Yeni üretim ve her türlü ayrıntıyı üzerinde barındıran fotograf makinalarının gövdeleri aslında hala birer karanlık kutudan ibarettir.

Karanlık Kutu

Fotograf makinasının objektifi ile filmin ara mesafesini belirleyen, içerisine takılan filmi ışıklı ortamlardan koruyan gövde kısmıdır. Objektif ve film taşıyıcısı için taşıyıcı görev üstlenir.

Objektif


Genellikle birden fazla mercek elemanından oluşan ve temel işlevi film düzlemi üzerine görüntü düşürmek olan mercek sistemleridir.

Film Taşıyıcısı

Filmin karanlık kutu içerisinde netleme (odak) düzleminde düzgün ve optik eksene dik tutan taşıyıcı sistemdir. Böylece objektif ile yapılan netlik film düzlemine aktarılabilir.
Makina gövdesine takılıp çıkarılan türde ise filmin önüne sürülen bir plaka ile filmi ışıktan korur.

 

Klasik Fotograf Makinası

Deklanşör

Örtücünün açılıp kapanmasını sağlayarak fotografın çekilmesini sağlayan buton.

Diyafram

Fotograf makinalarının objektiflerinde, açılıp, kısılarak filme ulaşacak ışık miktarını ayarlayan parça.

Obtüratör (Örtücü)

Film düzlemine ulaşacak olan ışık miktarının filmi ne kadar süre ile etkileyeceğini belirleyen mekanik parça; perde örtücü ve yaprak örtücü olmak üzere iki türdür.

Bakaç (Vizör)

Fotograf makinasında kadraj yapabilmek için, gözümüzü dayayıp baktığımız mercek sistemi.

Netleme Düzeneği

Fotografı çekilecek olan cismin net bir görüntüsünün elde edilmesi için, odak noktasının odak düzlemi (film düzlemi) üzerine düşmesini sağlayan mercek ayar düzeneği.

Flaş Bağlantısı

Flaş ile fotograf makinasının eş zamanlı çalışmasını sağlayan, çoğu zaman flaşında üzerinde taşındığı parça.

Işık Ölçer (Pozometre)

Fotografı çekilecek bir cisim üzerine düşen ya da ondan yansıyan ışık miktarını ölçmek amacıyla kullanılan elektronik araç;Fotografın çekilebilmesi için gerekli olan pozlama dengesini diyafram ve örtücü hızı birimleri cinsinden ve seçenekli olarak verir.

Kurma Kolu

Çekilen fotograf karesinin ilerletilmesi ve bir sonraki karenin pozlamaya hazır hale getirilmesini sağlayan mekanik. Filmi ilerletilmesi ileri sarma kolu ile yapılırken, filmin geri sarılması için geri sarma kolu kullanılır.

Modern Fotograf Makinası

Geciktirme Otomatiği (Self Timer)

Otomatik deklanşör olarak da tanımlanan, örtücüyü belli bir süre sonunda kendiliğinden harekete geçiren bir zamanlayıcıdır.

Sarma Motorları

Film sarma düzeneğinin bir motor ile otomatik olarak hareket ettirilmesini sağlayan düzenek.

Otomatik Netleme Düzeneği (Auto Focus)

Makine veya objektif üzerine monte edilen küçük bir elektrik motoruyla, deklanşöre yarım basmak suretiyle netliğin otomatik olarak yapan sistem.


Otomatik Poz Ölçme Düzeneği ( Spot, Matrix, Center Weighted )


Klasik fotograf makinalarında bulunan genel ölçüm sistemlerine ek olarak, kadraj içerisinde tam orta noktadaki ışığı ölçebilen noktasal ölçüm ve kadraj içerisinde bulunan orta daire içerisindeki ışığı önemseyerek Pozlandırma değerini ölçen elektronik ışık ölçerlerdir.

Elektronik Flaş Bağlantısı

Klasik fotograf makinalarında bulunan flaş bağlantısına ek olarak geliştirilmiş flaş kullanan ve bu flaş değerlerini, ayarlanan mesafe ve kullanılan objektifin görme açısına göre otomatik olarak düzenleyen elektronik sistemler.

Programlar (P,S,A,M )

Elektronik aksamlı fotograf makinalarında gelişmiş birtakım programlar bulunur. Bunlar fotografçıya büyük kolaylıklar sağlar.
P program: Fotograf makinası içerisinde bulunan ışık ölçerin (pozometre) moduna (spot, matriks, center) bağlı kalarak enstantane ve diyafram ayarlarını makinanın kendisinin yapmasıdır.
S program: Fotografçı enstantaneyi belirler ışık ölçer, moduna bağlı kalarak diyaframı kendisi ayarlar.
A program: Fotografçı diyaframı belirler, ışık ölçer moduna bağlı kalarak enstantaneyi kendisi ayarlar.
M program: Fotografçı enstantane ve diyafram ayarlarını manuel olarak kendisi ayarlar.

 

Pil Yuvası
Fotograf makinasının elektrikle çalışan tüm aksamına (ışık ölçer, motorlar vb.) enerji sağlayan piller burada bulunur.

Seri Çekim Otomatiği

Fotograf makinasının deklanşörüne basıldığı sürece ardı ardına fotograf çekmeye yarayan düzenektir. Seri fotograf çekilmek istenildiği zamanlar için tasarlanmış ve günümüz teknolojisi ile saniyede 12 kare fotograf çekilebilmesi mümkün olmuştur.



Yorum ( 0 ) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım


Resimler | html kodları | web tasarım